9 Nisan 2013 Salı

Yeni Bir Hayata Giriş: "SBS"

"SBS" bu sınav hayatımızı kökten değiştirebilecek ve günümüzde çok tartışılan bir sistem. SBS'den genellikle korkarız. Bunun sebebi; hayatımızın bu sınava göre yol alacağı olmasıdır. Bu yüzden daha genç yaşta çok büyük bir stres ve korku ile tanışırız ve bu korku yıllarca bizi yer kemirir. Çoğu öğrenciler (hayatın değerini ve geleceğin kıymetini bilen öğrenciler) bu sınav için yıllarını verirler. Bu da asosyal ve içe dönük bir gençlik demek oluyor.
SBS bu yüzden bir keneden farksızdır. Size yapışır ve bir doktorun yardımı olmadan çıkaramazsınız. SBS stresi ve korkusu da ancak bilinçli veli-öğretmen dayanışması ile sökülür ve öğrenciler daha rahat bir şekilde sınava hazırlanırlar. Böylece hem hayattan kopmaz hem de hayatını yönlendirir.
Bu arada SBS bu yıl gerçekten son derece saçma bir sistemle karşımıza çıkıyor. Parası olan ve koleje giden öğrenciler devlet okullarını çoktan geçmiş durumda. Bunun olma nedeni ise bizim çürümüş eğitim sistemimiz. Yani buradan da anlayacağımız gibi sorun SBS'de değil, daha derinde...

Benim Bir Hayalim Var!

      Benim bir hayalim var. Bu hayal yıllardır kalbime ve zihnime kök salmış, hayatımı etkilemiştir. Bu hayal; doktorluk, mühendislik, mimarlık gibi herkesin istediği meslekler değil. Bu hayal ki, insanların ilgisini çekecek, bu hayal ki insanlara faydalı olacak. Kim bilir belki olur. Belki şans benden yana olup da beni ünlü bir yazar yapar.
        Benim bir hayalim var. Bu hayal küçüklüğümden beri var. İlk okumaya başladığımdan bu yana okuduğum her kitap bende ayrı bir umut, ayrı bir inanç doğurdu. Okuduğum her kitap bana yazarlığı aşılamış olsa da en büyük etkiyi Stephen King yapmıştır. Ben asla onun gibi büyük bir yazar olamam, ya da asla onun gibi etkileyici ve sürükleyici kitaplar yazamam ama bir heves işte. Bu heves şu an imkansız gibi duruyor. Türkiye'nin çok ama çok az bir kısmı kitap okurken benim ünlü bir yazar olmam beklenemez. Hem zaten yazar olsam da benim kitaplarımı pek fazla kişinin de okuyacağını sanmam, bu kanıya kendi okuduğum kitaplardan vardım. Okuduğum hiçbir kitabın yazarı Türk değil çünkü bizlerde yazarlığa karşı bir rağbet ve ilgi yok, bu yüzden bu konuda çok deneyimsiziz. Bu durumda benim yazar olma hayallerim de suya düşüyor değil mi?
        Benim bir hayalim var. İmkansız gibi de olsa insanın yapısı, umutlanıyor. Olmasa bile üzülmem, ben okumaya devam ettikçe aslında içimde kocaman bir yazar oluyorum, çünkü "Benim Bir Hayalim Var"

26 Şubat 2013 Salı

Sosyal Ağlar Hayatımızda

Sosyal ağların hayatımızda önemli bir yeri olduğunu hepimiz biliriz. Hatta bu sosyal ağların kimi zaman hayatımıza şekil verdiğine de şahit olmuşuzdur. Peki bu sosyal ağlar her zaman iyi midir? Bunun cevabı kişiden kişiye değişebilir. Bu değişiklik de kişinin bu sosyal ağların nasıl kullandığına bağlıdır. Yararlı işleri için kullananlar bunlardan bir zarar görmez ama bu sosyal ağların zararlı yönlerini kullananlar; kendisine, çevresine ve ailesine zarar verebilir. Tabii ki sosyal ağları hiç kullanmayalım, hayatımızdan atalım demiyorum çünkü bunlar, insanlar ile aramızdaki sınırlı iletişim kaynaklarından biri haline geldi. Hem bu sosyal ağlar yardımıyla fotoğraf, video, reklam vb. paylaşabiliyoruz. Diğer kişiler de bunları görüp, yorum yazıyor ve kendileri de paylaşıyor ve birçok kişiye ulaşabiliyor. Bununla birlikte; sosyal ağların neredeyse bütün hayatımız olma tehlikesi ile karşılaşıyoruz ve gerçek dünyadan kopabiliyor, soyutlanıyoruz. Sadece bu da değil, özellikle gençlerin bütün ahlak ve terbiyelerini bu sosyal ağların oluşturması, geleneklerimizi, dilimizi ve kültürümüzü yavaş yavaş öldürüyor. Yine de bu zararların önüne geçmek ve sosyal ağların daha iyi kullanılmasını sağlamak sizin elinizde. Sosyal ağlar hayatınızda dursun ama bütün hayatınız olmasın...